Avrupa Komisyonu'nun mart ayında hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi, Gümrük Birliği ortaklarından gelen ürünlere belirli koşullarla eşdeğerlik tanırken Fransa ve Almanya'nın 15-16 Ekim tarihlerinde üzerinde anlaştığı otomotiv yaklaşımı bu kapsamı daralttı. Yeni tanım, AB ülkeleri ile 1 Ocak 2020 itibarıyla Avrupa iç pazarının parçası olan ortakları esas alıyor. Bu durum, 1996 yılından bu yana Gümrük Birliği üyesi olan Türkiye'yi kapsam dışında bırakıyor.
Raporda yer alan verilere göre Türkiye ile AB arasındaki mal ticareti 2025 yılında 217,6 milyar avroya ulaştı. Türkiye'nin toplam mal ihracatının yüzde 42,7'si AB ülkelerine gerçekleşirken, Türkiye'nin AB'nin dünya ile yürüttüğü mal ticaretindeki payı yüzde 4,2 seviyesinde kaldı. Risklerin odak noktasında yer alan otomotiv sektöründe ise Türkiye, 2025 yılında gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolarlık ihracatın 30,1 milyar dolarlık kısmını AB ülkelerine yaptı.
Yeni düzenleme Türkiye'den Avrupa'ya yapılan otomotiv ihracatını doğrudan engellemiyor ve ürünler Gümrük Birliği çerçevesinde gümrüksüz girmeye devam edebiliyor. Ancak kamu alımları, elektrikli araç teşvikleri ve kurumsal filo desteklerinde dezavantajlar öngörülüyor. Çinli otomotiv üreticisi BYD'nin bir milyar dolarlık Manisa yatırımını Haziran 2026'da askıya alması, bu riskin ilk somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Yeni kuralların çelik, çimento, temiz teknolojiler ve yenilenebilir enerji gibi diğer sektörlere de yayılabileceği belirtiliyor.
Avrupa şirketleri açısından da riskler taşıyan süreçte, Türkiye'deki otomotiv üretiminin yaklaşık yüzde 75'inin Avrupalı firmalara ait olduğu ve bu faaliyetlerin Avrupa'da yaklaşık 250 bin kişilik istihdam sağladığı hatırlatılıyor. 1996'da yürürlüğe giren Gümrük Birliği'nin kamu alımları ve hizmetleri kapsamaması hukuki bir eksiklik olarak öne çıkarken, raporda Türkiye'nin "güvenilir ortak" statüsü oluşturarak Birleşik Krallık için öngörülen koşullardan yararlanması ve benzer durumdaki Japonya ile Güney Kore gibi ülkelerle ortak hareket etmesi tavsiye ediliyor.
Avrupa Parlamentosu'nda Sanayi Hızlandırma Yasası'na ilişkin ortak komite oylamasının 30 Kasım'da, genel kurul oylamasının ise aralık ayı ortasında yapılması planlanıyor. Önümüzdeki dönemde yürütülecek müzakereler ve diplomatik girişimler, Türkiye'nin Avrupa sanayi zincirindeki konumunun netleşmesinde belirleyici bir rol oynayacak.
Basın Bülteni
Hata Bildir

Yorumlar
Yorum Gönder